ISI SİSTEMİNİ SAHİPLENMEK
Esenkent Doğa Enerji’den sağlanan kızgın su ile ısınmaktadır. Bu sistemin bize sağladığı avantajları şu biçimde sıralayabiliriz.Bu enerji türü;
*Atmosfere karbondioksit salmadığı için son derece çevrecidir.
*Tehlikesizdir. Konutların hiçbir yerinde zehirlenme tehlikesi yoktur.
*Ekonomiktir. Bloklara teslim edilen ısı, transfer ünitelerindeki sayaçlarda ölçülmekte dir ve eşdeğer doğalgaz fiyatından %40 daha ucuzdur.
*Ülke ekonomisine önemli ölçüde katma değer sağlanmaktadır. Bu nedenlerle Esenkentliler bu enerji türünü daha uzun yıllar kullanma amacındadır.
ISI SİSTEMİMİZE NASIL SAHİP ÇIKMALIYIZ
1-Geçen 10 yıl içerisinde ısı sisteminin özellikle 2. Devresi, kötü ve bilinçsiz kullanım (koruyucu bakım, periyodik bakım yapılmamış, onarımlar ehliyetsiz kişilere yaptırılmış.) ömrünü tamamlamıştır. Sistem son derece verimsizleşmiştir.
2-Geçen 10 yıl içerisinde uygulamalardaki eksiklikler ve yanlışlıklar değerlendirilmemiş, giderilememiş, karmaşık ve birbirinden farklı uygulamalar ortaya çıkmıştır. (konuyu açarsak: değişik abone ve faturalama sistemleri vardır. Esenkentin bir bölümünde kat malikleri doğrudan Teknik ısı’ya abonedir, sayaçları teknik ısı tarafından okunmaktadır. Bir bölümünde bireysel sayaçlar olmakla birlikte bu sayaçlar bina yöneticisi tarafından okunup ısı bedeli bölüştürülmektedir. Bir bölümünde de hiç bireysel sayaç yoktur. Bu uygulamanın en doğru olanı hangisidir? Bizce bireysel sayaçlar ve abonelik hiç olmamalıdır. Farklı uygulamaların getirdiği sonuç büyük ölçüde kafa karışıklığıdır. Bakım ve onarım konusunda da yürürlükte olan bir prösedür yoktur. Tüm bunlar bütün olarak işletim sisteminin eksiklikleri olarak ortaya çıkmaktadır.)
Sonuç olarak;
Sistem son derece verimsizleşmiş, ekonomik olarak doğalgaz fiyatına yaklaşmış, uygulamalar içinden çıkılamaz hale gelmiş, kat malikleri bu sistemden vazgeçme aşamasına gelmişlerdir.
Bizce sorun Esenkentin olduğu kadar, çağdaş enerji politikaları açısından bakıldığında ayni zamanda ulusal bir sorundur da. Bu nedenle MMO’nın bizzat yardımı, desteği ve müdahelesi istenmiştir.
Hatta Enerji Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı da çözümlere katkı sunmalıdır.
Bizim tespitlerimize göre sorunumuz “enerjiyi verimli kullanma” sorunu olarak gözükmektedir.
1-Sistemlerimizin rehabiltasyonu için, AB, Enerji Bakanlığı gibi kuruluşlardan kredi almamıza olanak verecek, bilimsel ve doğru bir projenin hazırlanması gerekiyor. Bu projede yetkin ve yetkili kurumların özellikle MMO’nun desteğini ve katkısı gerekiyor.. (Bu katkı ve destek kat maliklerini ikna etmede ve kredilendirmede önemli ölçüde bize yardımcı olacak)
2-Sistemlerimizin (sekonder devre) koruyucu ve periyodik bakımı için bilimsel bir prosedürün hazırlanması gerekiyor. (onarım ve bakım için yeterli ve yetkili firmalar tespit edilecek, TYY sadece işin fiyat ve teknik açıdan uygunluğunu denetleyerek teslim alınmasına karar verecek)
3-Böyle bir enerji türünü tercihimizin devlet tarafından özendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle, ülkede tek örnek olarak kalan Esenkent Bölgesel Isıtma sistemi’nin, kullanıcılarının vergi indirimleri veya başka bir biçimde teşfiki için varsa yasalardan yoksa yeni yasal düzenlemelerden yararlandırılması gerekiyor. Bu konuda Çevre ve Enerji Bakanlığı’nında desteği istenebilir.
4-Esenkent enerji verimliliğini arttıracak yeni prpojeler içinde uygulama alanı olabilir. Bu konuda olabilecek her türlü projeye açık durumdayız.
5-Yeni, bünyemize tam uyan, daha dinamik ve bilimsel bir işletim sistemine ihtiyacımız var. Bu konuda da MMO’nun desteği özellikle gerekiyor.
Bu uygulamalarda Toplu Yapı Yönetimi’nin daha çok yaptırım gücünün olabilmesi için Isı sistemi konusunda söz sahibi olması gerekmektedir.
Bu istek, Birlik, Doğa Enerji ve Teknik Isı ile akdedilen sözleşmelerinde bir sonucudur.
1-Birlik tasfiye olma aşamasındadır. Kooperatiflerin yaşamının sona erdirilmesi ancak üzerlerindeki menkul ve gayri menkullerin devredilmesi, aktif ve pasiflerinin sıfırlanması ile mümkündür. O durumda ancak hayatiyeti son bulabilir. Yani önce ölmesi, sonra vasiyetine göre varlıklarının dağıtılması hukuken söz konusu değildir. Anlamı şudur: Birlik önce üzerinde ne varsa uygun kurumlara dağıtacak sonra ÖLÜM RAPORUNU ALACAKTIR. Bir kooperatifin ölümü böyle gerçekleşir.
2-Doğa Enerji ile akdedilen sözleşmede TARAFLARIN (bir tarafın değil) gerekli gördüklerinde sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülüklerini başkalarına (onay almak koşulu ile) devredebileceklerini hükme bağlamıştır. (Isı Satış Sözleşmesi Temlik’le ilgili 25.Madde. Bu maddenin ilgili bölümü aynen şöyle: Esenkent (Birlik kast ediliyor) veya üyelerinin kuracakları kuruluşlara ayni şart ve koşullarda devir temlik edebilir.) Esenkent Bölgesel Isıtma Sistemi İşletmesi Ana Sözleşmesi’nde Sistemin ilerde kurulacak TYY’ne devredileceği açıkça yer almaktadır. Birlik’in busözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini Toplu Yapı Yönetimine devri söz konusu olduğunda bu onaya gerek yoktur. ÇÜNKÜ BU ZATEN SÖZLEŞMEYLE HÜKME BAĞLANMIŞTIR. Tarafların bu konuya herhangi bir nedenle itirazları veya devrin hukuken mümkün olmaması durumunda SÖZLEŞMELERİN DOĞAL OLARAK YENİDEN YAPILANDIRILMASI GEREKTİĞİNİ ORTAYA KOYAR.
3-Toplu Yapı Yönetimi’nin sözleşmelerde hukuken taraf olamayacağı tezi ortaya atılmıştşr. Bizce bunun hiçbir hukuki temeli yoktur. Yapı yönetimleri (kar amacı gütmeyen) her türlü sözleşmeyi zaten imzalamaktadırlar. Hayat bunun örnekleri ile doludur. (Güvenlik şirketleri ile yapılan sözleşmeler, asansör bakım fırmaları ile yapılan sözleşmeler v.s.) Temsil ettikleri kat malikleri adına ısı alım sözleşmesi, işletim için bir firmayla işletme sözleşmesi yapmasının mümkün olmayacağını söylemek hangi hukuk bilgisiyle izah edilebilir. (Toplu yapı kapsamındaki ortak yapı, yer ve tesisler, bu kapsamda yer alan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan toplu yapı kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılır. Bu yetki, yönetim plânında toplu yapı temsilciler kuruluna verilebilir. )
Diyelim ki hadi hukuken bu mümkün değildir. O zaman Birlik muhatapları ile sözleşmeleri GÖZDEN GEÇİRMEK ZORUNDADIR.
4-Toplu Yapı Yönetimi’nin Esenkent’in tümünü temsil etmediği, bir kısım blokların aidat ödememesine dayanılarak iddia edilmektedir. Bu iddianın da hukuki temeli yoktur. Esenkenti kuranlar Esenkentte insanlar yaşamaya başladığında tüm esenkent için tapuya bir yönetim planı tesçil ettirmişler ve bir geçici Toplu Yapı Yönetimi atamışlardır. Bu yönetim 6 ay içerisinde görevini bu yönetim planına göre seçilmiş bir yönetim kuruluna devretmiştir. O günden bu yana da bu seçimlerle seçilen yönetim kurulları Esenkenti temsil etmektedir. Yani TEMSİL YETKİSİNİ TAPUYA TESÇİL EDİLMİŞ TOPLU YAPI YÖNETİM PLANINDAN ALMAKTADİR. (KMK Madde 28 Yönetim planı ve bunda yapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyle onların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçileri bağlar.)
Esenkent Toplu Yapı Yönetim Planı KMK değişikliğine olağanüstü genel kurulla uyum sağlamış ve Tapuya tesçil ettirirlmiştir. Hukuki durum budur. Yönetim planlarına göre kişilerin (veya blokların) aidat ödememsi, temsil edilemeyecekleri sonucunu doğurmaz. Bu yetki aidat ödenmesine bağlı değildir. Aksi halde hiçbir bina yönetim planı yürürlükte kalamaz.
5-TYY’nin sözleşmelerde taraf olması durumunda bazı blok veya adaların (TYY’ni tanımadıklarından) sözleşme kapsamı dışında kalacakları gerekçesi de tutarsızdır. Yukarıda anlatılan gerekçe nedeniyle bu tez yersizdir. Ayrı yönetimlerin çıkabileceği onlarında sözleşmede taraf olma iddiasında bulunabilecekleri tezi de tutarsızdır. Bu durum sözleşmelerdeki muhatapları ilgilendirmemekle beraber, TYY’nin kuruluşundan bu yana bir devamlılığının olduğunu, ve bir toplu yapı alanında KMK’ya göre MÜNFERİT YÖNETİM PLANLARININ BULUNAMAYACAĞINI hatırlatalım. Esasen Esenkent’te bu yol da denenmiştir. 3 Adanın ada kat malikleri kurulunun 4/5 oyu ile (Esenyurt Belediyesi ve hukukçularının önderliğinde) yeni yönetim planları hazırlanmış, ancak TAPUYA TESÇİLİ MÜMKÜN OLMAMIŞTIR. Pratikte denenmiş ve sonuç vermemiş gerekçeleri yeni imiş gibi tekrar gündeme getirmenin bir anlamı yoktur. Ayrıca sözleşmelerde TYY’nin kapsamı dışında kalmak isteyenler TABİİ Kİ AYRICA SÖZLEŞME DE İMZALAYABİLİRLER. Bunun bizce çok bir sakıncası yoktur. TYY’ni tanımayız diyenlerin bu yolu seçebilecekleri tarafımızca da zaten açıklanmıştır.
Ayrıca TYY’nin Esenkent’in tümünü temsil etmediği iddiasına sarılmak, bizi Birlik’in Esenkenti temsil etmekte olduğu varsayımına götürür mü? Bu ne kadar doğru olur.
Sonuç olarak Isı sisteminde Birlik’in üstünde bulunan hak ve yükümlülüklerin TYY’ne devri konusunda hiçbir engel yoktur. Bu konuda zorluk çıkarılması, ancak sorunun çözümünün uzamasına ve sözleşmelerin fesh edilmesine neden olmaktan başka işe yaramaz.
Açıklanan tüm bu gerekçelerin ışığında, bu gerçeklerden hareketle ısı sistemini sahiplenmek demek:
1-Öncelikle bu ısı sisteminden vazgeçmemek, devamı için gerekli tüm önlemleri almak demektir.
Bu kapsamda:
a-Sistemin verimliliği düşen 2. Devresinin rehabilitasyonu için uygulanabilir, kredilendirilebilir bir proje elde etmek ki bu konuda MMO İstanbul Şubesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Isı Kürsüsü ile ortaklaşa bir çalışma yürütülüyor.
B-Farklı uygulamaların araştırılarak en uygun, en verimli ve en doğru olan birinde karar kılmak ve bu uygulamayı Eseneken’te hakim kılmak gerekiyor.
c-Periyodik bakım, koruyucu bakım ve onarım için bir prosedür hazırlamak Esenkentliyi, yöneticileri bu şartnameye uygun davranmaya ikna etmek gerekiyor.
d-Yedek parça stoku, yetkili servisler ve elemanlar gibi unsurlarla sistemin tamamlanması gerekiyor.
e-Enerjiyi toptan satın alır durumda olan Esenken kat malikleri adına TYY’nin hiçbir söz hakkı yok. Yani sistemde temsil edilmiyor. Hatta Birlik’in bile artık söz hakkı yok. Esenkentli tamamen dışlanmış durumda. Bu sorunun ivedilikle çözülmesi gerekiyor.
TYY’nin bu konularda çözüme doğru yol alan çalışmaları var. Ayrıca pratik olarak sistemin 2. Devresinde, sorun tespiti ve çözümü, arıza giderme, bakım-onarım, sistem yıkama gibi hizmetleri yürürten ve yoğun biçimde çalışan bir ısı ekibi var. Isteyen bloklar bu konuda hizmet alabilirler.